TWİTTER SAYFAMIZ FACEBOOK TA TAKIP ET YOUTUBE KANALIMIZ PINTEREST BOARDS
 
  ANA SAYFA
  BURDA KASIM 2017
  BURDA EKIM 2017
  BURDA STYLE EYLUL 2017 TEKNIK CIZIMLERI
  BURDA STYLE AUGUST 2017
  BURDA DERGISI TEMMUZ 2017 TEKNIK CIZIMLI MODELLERI
  BURDA TEMMUZ 2017 MODELLERI
  BURDA STYLE MAGAZINE 2017-7 JULY
  BURDA STYLE HAZiRAN 6-2017 TEKNiK CiZiMLi
  BURDA STYLE MAGAZiNE MAY 5-2017
  BURDA NiSAN 2017 SAYISI
  NASIL YAPICAM?
  2016 MODEL KURDELA ISI BOHCALAR
  2016 MODEL BOHCA ORNEKLERI
  2016 KURDELA NAKISI HAVLU KENARI MODELLERI
  2016 DANTEL MODELLERI
  2016 KIZ BEBEK YELEK MODELLERI
  2016 LIF MODELLERI
  2016 ERKEK COCUK ORGU MODELLERI
  2016 PIKE MODELLERI
  2016 FISKOS ORTU MODELLERI
  2016 HAVLU KENARI MODELLERI-ORNEKLERI
  2016 MODEL SAL ORNEKLERI
  2016 SECCADE MODELLERI
  2016 MODEL KIZ COCUK ABIYE MODELLERI
  2017 YENI TREND GELINLIK MODELLERI
  2017 SON TREND GELINLIK-DAMATLIK MODELLERI
  2017 MODEL GELIN AYAKKABISI ORNEKLERI
  2017 GELIN BASI MODELLERI
  ORNEK MODEL CIKAR-GALERI
  BURDA DERGiSi MAYIS 2017 TEKNiK CiZiMLER
  LIF ORNEKLERI-2017 MODEL KESELER
  YENI BANYO LIF-KESE ORNEKLERI
  ETAMIN SECCADE ORNEKLERI
  KIZ-ERKEK-BEBEK-COCUK ORGU SAPKA-BERE ORNEKLERI
  YENI TASARIM BEBE ORGU PATIK ORNEKLERI
  RENKLI DANTEL ORNEKLERI
  KURDELA NAKISLI KOSE YASTIK ORNEKLERI
  2017 BAHARLIK ELBISE KOMBINLERI-FIKIRLERI
  EL NAKISI YAPIM TEKNIGI
  TEL KIRMA NASIL YAPILIR
  TIG ISI KIZ COCUK ELBISE MODELLERI
  GOZNURU ODA TAKIMI DANTEL ORNEKLERI
  KUMAS BOYAMA TEKNIGI
  KURDELA NAKISI CICEK YAPIM TEKNIKLERI
  DESEN TASARIMI NASIL YAPILIR
  MAKINA ILE NAKIS TEKNIGI
  KURDELA NAKISI YAPIM TEKNIKLERI
  IGNE OYASI YAPIM TEKNIGI
  KIRKYAMA YAPIM TEKNIKLERI
  SIS DANTEL YAPILIS TEKNIGI
  MEFRUSAT YAPIM TEKNIKLERI
  ISMEK ODULLU EL ISI ORNEKLERI
  KOSE-UC DANTEL ORNEKLERI
  DANTEL ORNEK MOTIFLERI
  HAVLU KENARI-UC-KOSE DANTEL ORNEKLERI
  KURDELA NAKISLI HAVLU KENARI ORNEKLERI
  IGNE OYASI ORNEKLERI
  KOMSU KIZIMIN CEYIZI
  SILE BEZI ISLEME ORNEKLERI
  KIZIMIN CEYIZLIK EL ISLERI
  YENI BANYO LIF ORNEKLERI
  TUM ORGU TEKNIKLERI
  BURDA STYLE PANTSUITS
  BURDA STYLE HAZiRAN 2017 SAYISI TUM MODELLER
  SEMALI SAL ORNEKLERI
  YENI DANTEL ORNEKLERI
  KURDELA NAKISLI CANTA ORNEKLERI
  PIKE ORNEK MODELLERI
  PATIK-CETIK ORNEKLERI
  ORGU CORAP ORNEKLERI
  BONCUK-PUL ISI FISKOS ORNEKLERI
  BEBEK ORGU MODELLERI-1
  BAYAN ORGU MODELLERI-1
  KIRK YAMA ORNEKLERI
  KURDELA NAKISI HAVLU KENARI ORNEKLERI
  KURDELA NAKISLI KOSE YASTIKLARI
  ORGU SAL ORNEKLERI
  KURDELA NAKISI DESEN CIZIM TEKNIKLERI
  TRAKYA CEYIZ BOHCASI ORNEKLERI
  BONCUK-PUL ISLEMELI HAVLU KENARI ORNEKLERI
  KUMASA DESEN AKTARMA TEKNIGI
  HAVLU KENARI DANTEL ORNEKLERI
  HAVLU KENARI IGNE OYASI ORNEKLERI
  EL EMEGI-YAPIMI TIG-ORGU CANTA ORNEKLERI
  TIG ISI BEBEK PATIK ORNEKLERI
  KURDELA NAKISI DEKOR ORTU ORNEKLERI
  KURDELA NAKISI TEKNIKLERI
  PANTOLONDAN KURDELA NAKISLI CANTA YAPIMI
  KURDELA NAKIS ORNEKLERI
  KURDELA NAKISI CANTA ORNEKLERI
  KURDELA NAKISLI KESE ORNEKLERI
  KURDELA NAKISLI KIYAFETLER
  MAKINE NAKIS ORNEKLERI
  MAKINA DIKIS ORNEKLERI
  KUMAS BOYAMA ORNEKLERI
  BURDA EYLUL SAYISI 9-2017
  DANTEL ORNEKLERI-1
  FISKOS ORTU ORNEKLERI
  YEMENI ORNEKLERI-1
  BANYO LIF ORNEKLERI
  EL YAPIMI AKSESUAR ORNEKLERI
  YENI IGNE OYASI MODELLERI-VIDEO
  EL YAPIMI-ORGUSU OYUNCAK ORNEKLERI
  DANTEL HAVLU KENARI MODELLERI-VIDEO
  COCUK ORGU MODELLERI-1
  TIG ISI ORGU KLOZET TAKIMI MODELLERI
  ATKI-BERE-SAPKA ORNEKLERI
  EL YAPIMI PECETELIKLER
  RENKLI TIG ISI PECETE-DANTEL MODELLERI
  DIKIS DIKMEK ICIN KULLANILAN MALZEMELER NELERDIR?
  PATRON NASIL CIKARILIR?
  PACA NASIL KIVRILIR-DIKILIR IZLE
  FERMUAR NASIL DIKILIR IZLE OGREN
  ETEK NASIL KIVRILIR-DIKILIR?
  EV DEKORASYON ORNEKLERIMIZ
  EL NAKISLI KESE COK AMACLI MODELLERI
  PASTA-BOREK TARIFLERI-1
  FIRIN YEMEKLERI TARIFLERI
  RESIMLI SALATA TARIFLERI
  PRATIK KAHVALTILIK TARIFLERI
  YORESEL LEZZETLI YEMEKLER
  YORESEL YEMEK TARIFLERI
  DENIZ URUNLERI PISIRME TARIFLERI
  YENI YEMEK TARIFLERI
  PUF NOKTASI-YEMEK-
  SAGLIK KOSESI
  BAYANLARA ONEMLI IP UCLARI
  => HANGI YAGI KULANICAM?
  => RESIMLERDE NASIL GUZEL CIKILIR?PUF NOKTALARI?
  => BOYUNDA OLUSAN MORLUKLAR NASIL GECER-GIZLENIR?
  => GOZ MAKYAJI YAPMANIN EN DOGRU YONTEMLERI?
  => MAKYAJDA DOGRU RENK SECIMI NASIL OLMALI?
  => YUZ SEKILLERINE GORE MAKYAJ YONTEMLERI?
  => GUZELLIGIN PUF NOKTALARI-RECETELER-MASKE TARIFLERI?
  => ISTE GUZELLIGIN SIRLARI
  => GUZELLIK TARIFLERIMIZ?
  => INSAN BEYNINI GELISTIREN 10 ROMAN ADI VE YAZARLARI?
  => ALLIK NASIL SURULMELI?
  => SACIM DOKULUYOR DOGAL CARESI VARMI?
  => EVLIKLERDE MUTLU KALMANIN 12 YOLU?
  => YUZE PUDRA NASIL SURULMELI?
  => YASLILIK LEKELERI NASIL SILINIR?
  => EVDE MASKE YAPALIM GUZEL KALALIM?
  => SAC KIRIKLARI NASIL GIDERILIR?
  => EVDE PRATIK SAC MODELI YAP?
  => TUL NASIL YIKANMALI?
  => LEKE CIKARMANIN INCE AYRINTILARINI IZLE?
  => EVDE CAMASIRMAKINASI SORUNU NASIL GIDERILIR?
  => KABIZLIK NASIL GIDERILIR-ONLENIR?
  => DOGUM SONRASI ILE ILGILI MEREK EDILENLER?
  => KENI KENDINE TIRNAK BAKIMI NASIL YAPILIR?
  => EV KADINLARI KILO PROBLEMI ILE NASIL BASA CIKABILIR?
  => KARIN NASIL DUZLESTIRILIR?
  => EVDE NASIL KLIO VERILIR-PRATIK YOLLARI?
  => KILO AZALTAN MUTFAK ALETLERI?
  => VERILEN KILO NEDEN GERI ALINIR?
  => HANGI BESINLER YAG YAKAR?
  => NASIL DAHA SAGLIKLI OLURUM?
  => BU ALISKANLIKLAR ILE FARKINDA BILE OLMADAN KILO VERIN?
  => BEYINE ZARAR VEREN GIDALAR?
  => KADINLARDA ISTENMEYEN OZELLIKLER?
  => SEKERDEN NEDEN UZAK DURMALIYIZ?
  => YAZ DUGUNU YAPACAKLAR NELERE DIKKAT ETMELI?
  => 2017 HIT SAC MODELLERI
  IDEAL KILONU HESAPLA
  HOSGELDINIZ
  ZIYARETCI TIK SAYIMIZ
  OYUN-GAME
  ILETISIM SAYFAMIZ
  ZIYARETCI DEFTERI
  SITE HARITASI
  GUNLUK BURC YORUMU OKU
NASILYAPICAM TRSTRONG GAMER
BAYANLARA ONEMLI IP UCLARI
Ev dekorasyonunda 3 basit kural

 

 

Ev dekorasyonunda üç basit kuralı uygulayarak renk, desen, doku gibi unsurları nerede ve nasıl kullanmanız gerektiği konusundaki sırları keşfedebilirsiniz.

 

 

Bu üç adımın ne olduğunu ve uygulama konusundaki ipuçlarını öğrenerek siz de mutfak, oturma odası gibi yaşam alanlarının genel atmosferi gibi makro düzeydeki görünümden, döşemelik ve perde gibi mikro düzeydeki değişikliklere kadar her birini kendiniz yenileyebilirsiniz. Denemeye değer…

 

 

 

 

1. kural: Doğadan ilham alın

 

İç mekanı dekore ederken en büyük ilham kaynağı aslında doğadır. Doğanın asimetrik çizgileri, renk ve dokuları iç mekanları dekore ederken büyük ölçüde size kılavuzluk yapacaktır. Örneğin bir kumsalın yalın çizgileri, mavi ve kahvenin tonlarının bir araya gelmesi yaşam alanlarında size ilham kaynağı oluşturan bir deko-stil olabilir.

 

 

Akdeniz kıyılarının beyaz ve sade çizgileri evinizin iç ve dış mimarisine yansıyabilir. Akdeniz'den biraz daha aşağılara indiğinizde egzotik iklimlere özgü sıcak renk ve ışıl ışıl kumaşların süslediği etnik dokulara rastlayabilirsiniz. Maroken tarzında sıkça karşılaştığımız unsurlar bu tarz doğal oluşumlardan ilham alan dekoratif unsurlardır.

 

 

Pencerenizden dışarıya açılan dünyada okyanus mavileri, orman yeşillerini görmek mümkün değilse siz öncü olup onları iç mekanlara davet edebilirsiniz. Duvarınızı orman temalı bir duvar kağıdı süsleyebilir ya da okyanusun o uçsuz bucaksız dinginliğini harika bir fotoğraf karesi ile evinizde yaşatabilirsiniz.

 

 

Oturma odası, evinizin pek çok aktiviteye ev sahipliği yapan bölümüdür. Yemek alanı, oturma alanı, oyun alanı gibi pek çok farklı amaca hizmet eden bu bölümlerde doğadan yansıyan temaları ayn ayrı uygulayabilirsiniz. Örneğin oturma odanıza bir şömine yaptırabilir, çevresini doğal taşlar ile dekore edebilirsiniz. Zemin döşemeleri için ahşap, seramik ya da taş gibi doğal malzemeleri tercih edebilir, el dokuması, yün, ipek gibi malzemelerle örülmüş halı ve kilimleri zemin döşemeleri ile kombinleyerek hoş bir geçiş sağlayabilirsiniz. Ayrıca halı ve kilimlerinizde de gerek etnik, gerek hayvan motifleriyle iklimsel ya da kültürel yansımalar yakalayabilirsiniz. Döşemelikler için tercih edeceğiniz sentetik kumaşlar kir tutmamaları açısından doğru bir tercih gibi görünebilir. Ancak doğal çizginizden fire vermemek istiyorsanız tercihinizi keten, pamuklu gibi doğal dokulardan yana kullanın. Bu tarz kumaşlar çabuk kir tutar ancak kirler de çok çabuk çıkar. Açık renkler ve dokulu kumaşlar doğadaki çeşitliliği yansıtmaları açısından iç mekan dekorasyonunda ideal birer seçimdir.

 

 

Doğanın kendi içindeki asimetrik sanatsallığını siz de kesin ve kati çizgilerden uzak kalarak başarabilirsiniz. Bırakın her şey kendi içinde bir bütünü yansıtsın. Siyah, beyaz gibi düz renklerden kaçınıp tercihlerinizi biraz daha eğriler ve desenlerden yana kullandığınız taktirde siz de "doğal mükemmelliği" yakalayabilirsiniz.
 
2. kural: Karıştırın

Renk ve desenleri seçerken özellikle birbirini tonlayan renk ve dokular yaşam alanınızı süslemek zorunda değildir. Farklı renk, desen ve dokuları bir arada kullanarak çok daha konforlu bir atmosfer yaratabilirsiniz.

 

 

Ev dekorasyonuna başlarken ilk iş zemin, duvar ve mobilyaların tarzına karar vermek olarak bilinir. Hâlbuki iç mekanları dekore ederken işe desen ve renklerle başlarsanız, işin sonunda ortaya çıkan tablo sizi tam anlamıyla tatmin edecektir. Bir evin genel atmosferini yansıtan unsurlar büyük ölçüde kullanılan renk, desen ve dokulardır. Evinizde rahatlık ve konforu yakalamanın yolu simetrik mükemmellikten uzak, rahat, salaş ve asimetrik çizgileri bir araya getirmektir. Örneğin perdeler için Maroken tarzını yansıtan siklamen pembe ve kenarları boncuk işlemeli ipek bir perde tercih edebilir, onu modern stili sembolize eden geometrik desenlerle kombinleyebilir ve duvar kağıdı olarak kır evi tarzına uygun çiçek motiflerini seçebilirsiniz. Birbiri ile alakasız gibi görünen bu stil aslında renk geçişleri ve her birinin kendi içinde barındırdığı "stil karakter" ile son derece konforlu bir yaşam alanının kapılarını aralar.

 

 

Benzer şekilde mavi, yeşil, kahve tonlarını renk temanız olarak belirleyebilir. Modern tarzdaki çizgili ve çiçekli kumaşları, klasik damask desenleri ile bir arada kullanarak hareket sağlayabilirsiniz. Tüm bunların yanında da hayvan postundan bir halı ile etnik desenli bir aydınlatma tercih edebilir ve yaşam alanınızda "özgür konfor"un tadını çıkarabilirsiniz.

 

 

 

 

3. kural: Işığı doğru kullanın

 

Eviniz için belirleyeceğiniz renk paleti evin içine giren ışık miktarı ile orantılı bir biçimde seçilmelidir. Renklerin günün farklı saatlerinde nasıl göründüğü karar verme aşamasında size yardımcı olacaktır. Şehir merkezinde gri yansımaların çokça olduğu bir bölgede yaşıyorsanız parlak renkleri tercih etmemeye özen gösterin. Metalik grilerin sebep olduğu yansımalar renkleri olduğundan daha parlak gösterir.

 

 

En nihayetinde oturma odanızda gözünüzü alan ve rahatsız eden bir atmosfer olmasını istemezsiniz. Bunun için şehirli kimliğini en iyi yasılan renkler olarak addedilen siyah, mat gri, beyaz, lacivert gibi renkler ışığı yutacağından iç mekanda tok ve gözü rahatsız etmeyen bir ışık seviyesi yaratır. Yani bu renkler dış mekandaki metalik grilerin adeta aynadan gelen yansımalarını yumuşatarak daha soft bir aydınlık sağlar.

 

 

Öte taraftan şehir merkezinden uzakta kır hayatı yaşayanlar ışığın doğal yansımalarından faydalanarak kendilerine bir renk konsepti oluşturabilir. Evin içine giren ışık seviyesi pencerelerin büyüklüğü ile doğru orantılı olduğu kadar evin etrafında bulunan deniz, göl, ağaçlık alandan yansıyan ışığın rengi ile de yakından ilgilidir. Bu tarz mekanlarda beyaz, yeşil, türkuaz, sarı gibi taze renkler kullanabilirsiniz.

 

 

Ayrıca dış mekandaki doğal renklerle kontrast oluşturacak renk seçimleri de yapabilirsiniz. Mavi deniz manzarasına kontrast kavun içi turunculuğunda döşemelikler ya da ağaçlık alanlara kontrast yapan karpuz kırmızı desenli kumaşlar kullanabilirsiniz. Işığı bol miktarda alan iç mekanlar için beyaz mobilya seçiminde ideal bir renktir.

 

 

 

 

 

Evinizde temizlikle uğraşırken doğal yöntemlerle ve fazla zaman harcamadan temizlik işlemini gerçekleştirmek istiyorsanız önerilerimize göz atmanızda yarar var...

 

Çilek Temizlerken

 

 

Çileklerinizin üzerindeki kum ve toprağı temizlemek için ıslak bir muslin kumaşa sarıp ve birkaç kere hızla sallayın. Çileklere bulaşan kum ve toprağın muslin kumaşa yapıştığını göreceksiniz.

 

 

Kavanozların Temizliği

 

 

Cam kavanozlarınızı temizlemek için içine patates kabuğu doldurun. Bir gün böylece beklettikten sonra ılık sabunlu suyla yıkayın.

 

 

Buzdolabındaki Çizikler

 

 

Buzdolabınızda küçük çizikler oluşmuşsa, bunları kapatmak için beyaz tırnak cilası kullanabilirsiniz.

 

 

Köfte Yoğurma

 

 

Köfte yoğurduktan sonra ellerinizin zor temizlenmesinden şikayetçiyseniz, yoğurma işlemine başlamadan önce ellerinizi ıslatın.

 

 

Çaydanlık Kireci

 

 

Çaydanlığınız daha geç kaynatmaya başladıysa içinde kireç tortusu oluşmuş demektir. Bu kireci temizlemek için, çaydanlığınızın içine sirke koyarak 15 dakika kaynatın ve sonra bildiğiniz yöntemle temizleyin.

 

 

Sürahinin Dip Kiri

 

 

Sürahi gibi elinizin ulaşması zor olan derinlikte ve darlıktaki kaplarınızı temizlemek için içine bir avuç tuz ve sirke koyup, çalkalayın.

 

 

Bakır Kapları Parlatmak

 

 

Bakır kaplarınızı parlatmak için sirke kullanın. Bir bezi sirke ile hafifçe ıslatın ve kabınızı iyice ovun.

 

 

Bulaşık Yıkarken

 

 

Bulaşıklarınızı daha kolay yıkamak ve daha iyi sonuç almak için bulaşık suyunuza çamaşır suyu yerine bir kaşık sirke katın.

 

 

Parlaklığını Kaybetmiş Çelik Tencereler

 

 

Parlaklığını kaybetmiş çelik tencerelerinizi temizlemek için yumuşak bir bezi ılık sirkeye batırarak iyice ovun. Sonra iyice durulayın. Yün bir bez yardımıyla silerek parlatın.

 

 

Kristallerin Parlatılması

 

 

Kristallerinizin ışıl ışıl parlamasını istiyorsanız, yıkadıktan sonra durulama sırasında sirkeli suya batırın.

 

 

Yıkamada Tuzlu Su Kullanımı

 

 

Sebzelerinizi her zaman tuzlu su ile yıkayın. Tuzlu su, sebzeleri daha etkili ve çabuk temizler.

 

 

Sürahiyi Parlatmak

 

 

Sürahinizi parlatmak için içini yarısına kadar parçalanmış gazete kağıdı ile doldurun. için yarısına kadar yırtılmış gazete kağıdı doldurun, üçte birine de sıcak su doldurup sıkı sıkı sallayın.

 

 

Sararmış Teflon Tava ve Tencereler

 

 

Çok kullanılan teflon tava ve tencerelerin sararmasını önlemek için içine su, biraz da çamaşır suyu koyduktan sonra ateşin üstünde kaynatın ve ardından önce sıcak, sonra da soğuk suyla iyice durulayın.

 

 

Dibi Tutan Tencere Temizliği

 

 

Pişirirken tencerenin dibi tuttuysa, temizleme işini bir sonraki güne bırakın. Tencerenizin daha kolay temizlenmesi için bir gece tuzlu suda bekletin.

 

 

 

Yağlı şişelerin temizliği

 

Yağlı şişeleri temizlemek için önce yıkamak gerekir. Sonra durulanan şişenin içine sodalı su koyarak sallamaya başlayın. Beş dakika kadar sallanan şişe çalkalandıktan sonra bu sefer içine kahve telvesi ilave edin. Bir sürede bu şekilde sallanan şişe kısa zaman sonra yağlardan tamamen temizlenmiş duruma gelecektir.

 

 

 

 

 

Türklerin boşanma gerekçeleri

Türklerin 1964 ile 2008 yılları arasındaki boşanma gerekçeleri kitap oldu. İşte avukat Mehmet Şerif Sağıroğlu derlediği Türkiye'de mahkemelere yansıyan gerçek boşanma nedenleri:

Boşanma konusunda aile mahkemelerince verilen ilginç kararlar, avukat Mehmet Şerif Sağıroğlu tarafından ''Neden Boşandılar?'' adlı kitapta bir araya getirildi.

 

 

Kitabın ''Türkiye'de mahkemelere yansıyan gerçek boşanma nedenleri'' başlıklı bölümünde, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve Hukuk Genel Daireleri'nce boşanma davalarına ilişkin 1964 ile 2008 yılları arasında verilen değişik kararlar yer aldı.

 

 

Bu kararlardan bazıları şöyle:

 

 

''-Kadının ırzına geçilmiş olması, kocası açısından ortak hayatı çekilmez hale getiren bir olaydır. Türk toplumu, karısı böyle bir duruma düşen kocadan karısını şefkatle bağrına basmasını beklemez. Bu şartlar altında kocayı müşterek hayatı devam ettirmeye zorlamak haksızlık olur. Bu halde boşanmaya karar verilmesi gerekir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi/1 Mart 1976)

 

 

-Hangi nedenle olursa olsun cinsel uyum ve doyumun sağlanmaması evlilik birliğini temelinden sarsar. Olayımızda kocanın cinsel organı normal yapıda olmasına rağmen psikolojik nedenlerle olsa dahi 8 aylık evlilik süresinde eşinin kızlığını bozamamış olması, evlilik birliğini temelinden sarsar. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi/25 Ocak 1990)

 

 

-Davalı kadının gerçekten kesin yasağı bile söz konusu olmayan ve yoruma açık bulunan tesettür (örtünme) hususunda bağdaşmaz bir tutum içine girmesi müsamaha ile karşılanamaz. Nişan töreninde başörtüsüz fotoğraf çektirmiş ve orta öğretim sırasında yine örtünmeyi düşünmemiş bir kızın evlendikten sonra başörtüsüyle gezmekte ısrar etmesi uygun bir davranış sayılmaz. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi/25 Ocak 1983)

 

 

-Evlilik hayatında kadın ve erkeğin birbirine her bakımdan zevkle yaklaşması ve bu suretle cinsel doyuma ulaşmaları asıldır. Erkek görünüşlü ve ömür boyu ilaç gücüyle dişiliğini korumaya çaba sarf eden bir kadınla erkeğin yaşamaya zorlanması mümkün değildir. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi/14 Mayıs 1981)

 

 

-Tarafların 3 yıldır aynı evde 2 yabancı gibi yaşadıkları, aynı ortamda yemek yemedikleri, farklı odalarda yattıkları, kadının istek ve düşüncelerini yazıp kapı altından atmak suretiyle kocasıyla iletişim kurduğu, bu yazılarda kocasından nefret ettiğini de belirttiği anlaşılmaktadır. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi/17 Aralık 2003)

 

 

-Davacı kocanın davalı kadını evden kovduğu, davacı kadının ise kocasının kendisini daha çok sevmesini temin amacıyla onun yemeğine tırnak, idrar ve kan kattığını beyan ettiğinin anlaşılmasına göre davacı kadın daha ziyade kusurludur. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi/26 Şubat 2002)''

 

 

BAZI KARAR GEREKÇELERİ

 

 

Boşanma davalarında karar gerekçeleri arasında yer alan bazı ifadeler de kitapta şöyle sıralandı:

 

 

''-Kadının kocasının cebinden habersiz para alması güven duygusunu sarsıcı ve ahlak kurallarına ters düşen bir eylemdir

 

 

-Kocanın geceleri yatağını sık sık ıslattığı ve bu rahatsızlığın sürekli nitelikte olduğunun tıbbi raporla sabit olduğu anlaşıldığından, kadının bu duruma katlanması beklenemez

 

 

-Kadının iki taraflı ve doğuştan kalça çıkığı cinsel birleşmeyi zorlaştırdığına göre evlilik çekilmez haldedir

 

 

-Kocanın evlilik görevlerini yerine getirmediği, karısını 'Seni boşadım, boşsun' diyerek evden kovduğu anlaşılmaktadır

 

 

-Kocanın karısını devamlı olarak silahla tehdit ettiği, dövdüğü, halıya sarıp üzerine oturduğu anlaşılmaktadır

 

 

-Kocanın karısına kötü muamelede bulunduğu, karısının iç çamaşırlarını balkondan attığı, diğer eşyalarını da evden attığı anlaşılmaktadır

 

 

-Kadının kendisini aşırı şekilde ibadete verdiği, yemek yapmadığı, evin temizliği ve çocuklarla ilgilenmediği anlaşılmaktadır

 

 

-Kadının alışılagelmiş temizlik kurallarına uymadığı, adeta saçından yağ damladığı ve koktuğu anlaşılmaktadır

 

 

-Kadının televizyona çıkarak aile sırlarını açıkladığı anlaşılmaktadır.''

 

 

BOŞANMANIN TARİHÇESİ

 

 

Tarihte ilk klan ve topluluklardan evlilikler hakkında bilgilere de yer verilen kitabın ''Evlenme ve boşanmanın kısa tarihi'' adlı bölümünde, Avrupa Birliği (AB) üyesi olan İtalya'da boşanmanın ilk kez 1974 yılında halk oyuna sunularak kabul edildiği, bu yıldan sonraki ilk 5 yılda 5 milyon insanın boşanmak için buşvuruda bulunduğu belirtildi.

 

 

Kitapta, İrlanda'da 1995 yılındaki bir halk oylamasıyla kaldırılan boşanma yasağının, günümüzde Malta'da hala yürürlükte olduğu da ifade edildi.

 

 

Eski Türkler'de boşanmaya ilişkin ''Kocanın zina etmesi, kocanın kendisine fena muamelede bulunması veya kocanın iktidarsız olması durumunda kadının boşanmaya hakkı olduğu kabul edilirdi. Kadının zina etmesi de koca için bir boşanma sebebiydi'' tespiti de kitapta yer aldı.

 

 

''ZİNA'' NEDENİYLE BOŞANMALARDA DÜŞÜŞ

 

 

Kitapta yer verilen 1923 ile 2006 yılları arasındaki Türkiye İstatistik Kurumu göstergelerine dayandırılan bir grafiğe göre, evlilik ve boşanmaların bugüne kadar düzenli bir artış göstermesine rağmen ''zina'' nedenine dayalı boşanma oranlarının ciddi anlamda düştüğü anlatıldı.

 

 

Kitapta, 1960 ile 1969 yılları arasında ''zina'' gerekçesiyle boşanan çift sayısı 18 bin 832 çift iken, 2000 ile 2006 yılları arasında sadece 566 çiftin bu gerekçeyle boşandığına dikkat çekildi.

 

 

Yine mevcut boşanmalar içinde en çok başvurulan boşanma nedeninin, ''evlilik birliğinin sarsılması (şiddetli geçimsizlik)'' olduğu ve bu nedenle yaşanan boşanmaların yıllar içinde büyük artış gösterdiği anlatılan kitapta, TÜİK'in göstergelerine göre 1940 ile 1999 yılları arasındaki 722 bin 539 olan boşanma sayısının, son 6 yılda gerçekleşen boşanma sayısıyla neredeyse eşit olduğu vurgulandı.

 

 

Kitapta, 2000 ile 2006 yılları arasında ''evlilik birliğinin sarsılması'' nedeniyle gerçekleşen boşanma sayısının 564 bin 618 olarak kayıtlara geçtiği vurgulandı.

 

 

BOŞANDIKTAN SONRA EVLENENLERİN ORANI

 

 

Türkiye'de yapılan evliliklerin çoğunluğunda erkeklerin kadınlardan yaşça büyük olduğunun gözlendiği ifade edilen kitapta, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün 2005 yılı verilerine göre, yapılan 515 bin 229 evlilikte erkeklerin kadınlardan ve 46 bin 850 evlilikte ise kadınların erkeklerden yaşça büyük olduğu, 89 bin 817 evlilikte ise yaşların eşit olduğunun ortaya çıktığına işaret edildi.

 

 

Kitapta yer alan ilginç istatistiklerden biri de bir kez evlilik yapıp boşanmış olanların bir daha evlenmediklerinin görülmesi oldu. TÜİK'in 2006 yılındaki Aile Yapısı Araştırması verilerine göre, Türkiye'de her 100 kişiden 95,7'sinin bir kez evlendiği, her 100 kişiden sadece 4'ünün ise ikinci evliliğini gerçekleştirdiğinin görüldüğü ifade edildi. Ayrıca 2'den fazla evlilik gerçekleştiren kişi sayısının çok az olduğu ve her 1000 kişiden sadece 3'ünün 3 ve daha fazla evlilik gerçekleştirdiği dile getirildi.

 

 

Türkiye'de TÜİK'in geçekleştirdiği ve 1923 ile 2007 yılları arasını kapsayan ''boşanma sayısı'' araştırması verilerine göre, boşanmaya ilişkin rakamların kayıt altına alındığı 1930'dan 2008 yılına kadar 3 milyon 4 bin 148 kişinin boşandığı kaydedilen kitapta, 1940 ile 1949 yılları arasında 58 bin 395 çiftin, 2000 ile 2007 yılları arasında ise 603 bin 622 çiftin boşandığının anlaşıldığı belirtildi.

 

 

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nün 2005 yılındaki bir araştırmasına göre kadınların 29 yaşına kadar aynı yaş grubundaki erkeklere nazaran daha çok boşandıkları, ilerleyen yaşlarda ise erkeklerin aynı yaş grubundaki kadınlara göre daha çok boşandıklarının görüldüğü anlatılan kitapta, kadınların 25 ile 29, erkeklerin ise 30 ile 34 yaşları arasında boşanma oranlarının yüksek olduğunun görüldüğü vurgulandı.

 

 

Yine, TÜİK'in bir araştırmasına göre, 1993 ile 2003 yılları arasında çocuksuz evliliklerde boşanma oranının çocuklu evliliklere göre daha çok olduğunun görüldüğü anlatılırken, 10 yıl içinde boşanan çocuksuz çift sayısı 175 bin 132 iken, 1 çocuklu 98 bin 243, 2 çocuklu 73 bin 683, 3 çocuklu 29 bin 273 ve 4 çocuklu 11 bin 787 çiftin boşandığına ve çocuk sayısı arttıkça boşanma sayısının düştüğüne işaret edildi.

 

 

BOŞANMA DAVALARININ ÇOKLUĞU

 

 

Kitapta yer alan başka bir araştırmaya göre, 2005 yılında açılan hukuk davaları içinde boşanma davalarının da içinde olduğu ''hasımlı davaların'' toplam 1 milyon 21 bin 166 adet olduğu vurgulanan kitapta, bunların içinde 156 bin 577 sayısına ulaşan boşanma davalarının önemli bir yer tuttuğu belirtildi.

 

 

TÜİK tarafından 2006'da ''Aile Yapısı Araştırması'' da eşler arasında soruna neden olan konular ''ev ve çocuk sorumluluğu'', ''gelirin yeterli olmaması'', ''harcamalar'', ''kıskançlık'', ''sigara alışkanlığı'', ''giyim tarzı'', ''iş sorunlarını eve taşıma'', ''görüşülen kişiler'', ''eşlerin aileleriyle ilişkileri'', ''alkol alışkanlığı'', ''dini görüş farklılığı'' ve ''kumar alışkanlığı'' olarak sıralandı.

'Çocuklar söyleneni değil yapılanı yapar'

AnkProf. Dr. Binnur Yeşilyaprak, insanların söyleneni değil yapılanı yaptığını ifade ederek, çocuklarda bunun daha fazla olduğunu söyledi.

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak, insanların söyleneni değil yapılanı yaptığını ifade ederek, çocuklarda bunun daha fazla olduğunu söyledi. Prof. Dr. Yeşilyaprak, çocuklar ve gençlerin bir yanlışlık içerisinde olduğunun anlaşılması durumunda otoriter olmak yerine arkadaş gibi problemin dinlenmesinin de önemine dikkat çekti.

 

 

Ordu'nun Ünye İlçesi Cumhuriyet Başsavcılığı Koruma Kurulu, 'Eğitim Yoluyla Şiddetin Azaltılması ve Suçun Önlenmesi için Anne-Baba Eğitimi Seferberliği' projesi kapsamında 'Eğiticinin Eğitimi' konulu konferans düzenledi. Cumhuriyet Başsavcılığı, Ünye Belediyesi ve Milli Eğitim Müdürlüğü işbirliğiyle Ünye Ticaret Odası'nda düzenlenen konferansın açılış konuşmasını Cumhuriyet Başsavcısı Cem Sağdıç yaptı.

 

 

Konferansa konuşmacı olarak katılan Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak, insanların söyleneni değil yapılanı yaptığını ifade ederek, çocuklarda bunun daha fazla olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Yeşilyaprak, çocuklar ve gençlerin herhangi bir yanlışlık içerisinde olduğunun anlaşılması durumunda otoriter olmak yerine arkadaş gibi problemin dinlenmesi, sözlü ve örnekli bir biçimde ikna yolu kullanılmasını istedi.

 

 

Türkiye'de her üç aileden biri şiddete maruz kalırken, her iki aileden birinin ise sözel ya da fiziksel şiddetle karşı karşıya olduğunu ifade eden Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak "Anne ve babalar aile içinde ya da dışında başta kendi davranışlarına dikkat etmeleri gerekir. Çünkü özenti, taklit yapma duygusu en fazla çocuklarda mevcuttur. Gerek konuşma gerekse fiili davranışlarda; bir fotoğraf makinesi misali çocuklar gördüklerinin adeta fotoğrafını çeker ve beyninde onu muhafaza eder. Bir gün aynı olayla kendisi karşılaştığında, anne babadan veya çevreden aldığı o fotoğrafı kes-yapıştır uygulamasını kullanarak karşı karşıya olduğu duruma montajlar. Bu olumsuz davranışın önüne geçmek için kişi tedbiri baştan elinde tutmalıdır. Yoksa insan kafasına düşen bir saksı misali, insanın başına düştükten sonra iş işten geçmiş olur. Problem için çözüm çok zor hatta çözümsüz olur." dedi.

 

Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak, yine ortaokul ve lise çağındaki çocukların bireylerin özentilerinden dolayı kendi aralarında doğruluğunu araştırmadan risk alma, örneğin; çete kurma yoluna gitmeleri, yine doğruluğunu araştırmadan adrenalinli riskli olaylara karışarak macera yaşama adı altında insanda zıt etki yapabilecek yollar kullandıklarına vurgu yaparak, "İşte bunların önüne geçmek için ne güzel söylemişler; 'Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.' Çocuklar takıldığı ortamlara kadar her şeyi ile gözetimimiz, takibimiz altında olmalıdır." diye konuştu.

Toplam 2193544 ziyaretçi (5611859 klik) sitemizdeydi..
Instagram
 
 

GOZNURUNET.COM

GOZNURUNET.COM
 
Reklam  
   
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=

TIKLA YUKARIYA ÇIK